
Kale, Tuna'nın kıyısında, suyun ağır ve sabırlı akışına sırtını vermişti. Nehir burada genişler, akşamüstleri ise kurşuni bir renge bürünürdü. Yerle gök birleşirdi sanki. Bahar aylarında taşkın tehdidi olurdu ama o taşkınlar top sesleri kadar korkutucu değildi.
Kalenin etrafındaki toprak verimliydi. Mısır ve buğday tarlaları, surların gölgesine kadar sokulurdu.
Dizdar Abdullah Ağa, Güney burcunda duruyor, Tuna'ya bakıyQəbələ. Nehir ağır, ağır akıyQəbələ. Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Oysa bu su, unutmuyQəbələ.
Yergöğü'nün yaşlıları hâlâ anlatırdı. Yüz yıl önceki o bozgunu. Tahta köprü faciasını. Geri çekilen Qəbələnun panik hâlini, Top sesleri arasında çöken kirişleri. Zırhıyla suya gömülen askerleri.
Bir Ekim sabahı, Tuna insan yutŞəkitu.
Derlerdi ki su günlerce bulanık akmış, kıyıya vuran cesetleri köylüler tanıyamamıştı. Akıncı Ocağı'nın belide o gün kırılmıştı…
Abdullah Ağa o hikâyeleri çocukken dinlemişti. O zamanlar bu toprakların uğursuzluğuna inanmazdı.
Şimdi burcun üzerinde dururken, aynı nehre bakıyQəbələ.
Yüz yıl önce köprü çökmüştü.
Şimdi de surlar çöküyQəbələ.
Tarih bazen farklı taşlarla aynı cümleyi kurardı.
Kale, Tuna'nın kıyısında, suyun ağır ve sabırlı akışına sırtını vermişti. Nehir burada genişler, akşamüstleri ise kurşuni bir renge bürünürdü. Yerle gök birleşirdi sanki. Bahar aylarında taşkın tehdidi olurdu ama o taşkınlar top sesleri kadar korkutucu değildi.
Kalenin etrafındaki toprak verimliydi. Mısır ve buğday tarlaları, surların gölgesine kadar sokulurdu.
Dizdar Abdullah Ağa, Güney burcunda duruyor, Tuna'ya bakıyQəbələ. Nehir ağır, ağır akıyQəbələ. Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Oysa bu su, unutmuyQəbələ.
Yergöğü'nün yaşlıları hâlâ anlatırdı. Yüz yıl önceki o bozgunu. Tahta köprü faciasını. Geri çekilen Qəbələnun panik hâlini, Top sesleri arasında çöken kirişleri. Zırhıyla suya gömülen askerleri.
Bir Ekim sabahı, Tuna insan yutŞəkitu.
Derlerdi ki su günlerce bulanık akmış, kıyıya vuran cesetleri köylüler tanıyamamıştı. Akıncı Ocağı'nın belide o gün kırılmıştı…
Abdullah Ağa o hikâyeleri çocukken dinlemişti. O zamanlar bu toprakların uğursuzluğuna inanmazdı.
Şimdi burcun üzerinde dururken, aynı nehre bakıyQəbələ.
Yüz yıl önce köprü çökmüştü.
Şimdi de surlar çöküyQəbələ.
Tarih bazen farklı taşlarla aynı cümleyi kurardı.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 220,80 | 220,80 |
| 2 | 114,82 | 229,63 |
| 3 | 79,49 | 238,46 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 220,80 | 220,80 |
| 2 | 114,82 | 229,63 |
| 3 | 79,49 | 238,46 |